Victor Hugo’nun Gülen Adam romanındaki bu konuşma, kitapta tek bir blok halinde değil, araya lordların kahkahalarının, tepkilerinin ve yazarın betimlemelerinin girdiği uzun bir bölüme (Bölüm 2, Kitap 8) yayılmıştır.
Ancak konuşmanın aradaki kesintilerden arındırılmış, en vurucu ve tam akışı şöyle geçiyor:
Lordlar Kamarası Konuşması (Derlenmiş Metin)
(Gwynplaine ayağa kalkar, titreyen bir sesle başlar)
“Mylords, size bir haberim var… İnsan soyu var! Ben, derinliklerden geliyorum. Mylords, sizler çok yukarılardasınız. İzin verin de aşağıdakilerden söz edeyim size biraz. Söyleyeceklerimi bilmezsiniz siz. Çok yukarılardasınız çünkü. İnsan, ayağını bastığı yeri, başının durduğu yerden daha iyi görür. Siz başsınız, bense ayak.”
“Ben, o korkunç ‘Kader’in simgesiyim. Bugün, burada, aranızda, bu ihtişamın ortasında, sefaletin sesi olarak duruyorum. Ben kimim? Ben Sefaletim. Ve ben, Hiçliğim. Sizin her şey olduğunuz yerde, ben bir hiçim. Ama unutmayın, hiçlik her şeyin temelidir. Ben halkım, ben insanlığım.”
“Evet, Mylords! Size, o aşağıda bıraktığınız, görmezden geldiğiniz, unuttuğunuz dünyadan haberler getirdim. O dünya ki, karanlıktır, soğuktur, açtır. Sizler burada, ışıklar içinde, sıcak ve toktur. Ama bilin ki, zenginlerin cenneti, fakirlerin cehennemi üzerine kuruludur!“
“Dinleyin beni! Sizin saraylarınızın temelleri, o insanların kemikleriyle örülmüştür. Sizin ipekleriniz, onların çıplaklığıdır. Sizin şaraplarınız, onların gözyaşlarıdır. Sizler, o insanların sırtına basarak yükseliyorsunuz. Ama dikkat edin! O sırt bir gün doğrulursa, sizler tepetaklak olursunuz.”
“Bana gülüyorsunuz… Yüzümdeki bu maskeye, bu ebedi gülümsemeye bakıp eğleniyorsunuz. Ama bu gülümseme benim değil, sizin eserinizdir! Bu maskeyi yüzüme kazıyan bıçak, sizin yasalarınızdır, sizin düzeninizdir. Ben, sizin suçunuzun canlı bir kanıtıyım. Benim yüzümdeki bu korkunç neşe, aslında sizin vicdanınızın aynasıdır.”
“Titreyin Mylords! Çünkü o aşağıda, o karanlıkta, o sessizlikte korkunç bir fırtına birikiyor. Halkın sessizliği, fırtınanın habercisidir. Bir gün, o sessizlik bozulacak ve o zaman, bu duvarlar, bu unvanlar, bu zenginlikler sizi koruyamayacak. Adalet, geç de olsa gelecektir.”
“Ben burada, kardeşlerimin, o dilsiz yığınların çığlığıyım. Onların adına konuşuyorum, çünkü onlar konuşamaz. Onların adına ağlıyorum, çünkü onların gözyaşları kurudu. Ve onların adına sizi uyarıyorum: Merhamet edin! Eğer merhamet etmezseniz, adalet merhametsiz olacaktır.”
Metin Üzerine Kısa Bir Not
Bu metin, Gwynplaine’in konuşmasının özünü ve en ikonik cümlelerini içerir. Kitapta bu sözlerin her biri, lordların alaycı kahkahaları, “Şuna bak!”, “Ne komik yaratık!”, “Bir palyaço!” gibi bağırışlarıyla kesilir.
Gwynplaine ne kadar ciddileşirse, lordlar o kadar çok güler. Hugo, bu metni okurken okuyucunun boğazının düğümlenmesini ister: Hakikatin sesi, kahkahalarla boğulmaktadır.
