ANATOMİK ÖZET VE KARAKTER DERİNLİĞİ
BÖLÜM I: Masumiyet ve Zehirli Fısıltı
Hikaye, ressam Basil Hallward‘ın stüdyosunda başlar. Basil, olağanüstü güzellikteki genç model Dorian Gray‘in portresini tamamlamak üzeredir. Basil için Dorian, sadece bir model değil, sanatsal ilham perisi ve platonik (belki de daha fazlası) bir aşk objesidir. Basil, portreye kendi ruhundan çok fazla şey kattığını düşünür.
Sahneye Basil’in arkadaşı, hedonist ve kinik aristokrat Lord Henry Wotton (kısaca Harry) girer. Lord Henry, Dorian’ın saf güzelliğini görür ve onu bir “sosyal deney” olarak kullanmaya karar verir. Dorian’a gençliğin ve güzelliğin geçici olduğunu, hayatın tek amacının zevk peşinde koşmak olduğunu fısıldar. Bu “zehirli” fikirler, Dorian’ın ruhunu enfekte eder.
Dorian, tamamlanan portresine bakar ve kendi güzelliğine aşık olur. O an, Lord Henry’nin etkisiyle, bir dilek (lanet) tutar: “Keşke ben hep genç kalsam da, bu resim yaşlansa! Bunun için her şeyi verirdim! Ruhumu bile verirdim!”
BÖLÜM II: İlk Günah ve Portrenin Değişimi
Dorian, Lord Henry’nin rehberliğinde zevk dolu bir hayata dalar. Tiyatroda genç ve yetenekli bir oyuncu olan Sibyl Vane‘e aşık olur. Dorian, Sibyl’ın sanatına aşıktır, kendisine değil. Sibyl da Dorian’a sırılsıklam aşık olunca, sanatı (“yapmacık” rol yeteneği) kaybolur. Dorian, kötü oyunculuk sergileyen Sibyl’ı acımasızca terk eder. Sibyl intihar eder.
Dorian eve döndüğünde, portresinde ilk değişikliği fark eder: Yüzünde zalimce bir sırıtış belirmiştir. Anlar ki dileği kabul olmuştur. O ne kadar günah işlerse işlesin yüzü genç ve masum kalacak, ancak ruhunun çürümüşlüğü portreye yansıyacaktır. Dorian, portreyi tavan arasına kilitler.
BÖLÜM III: Çürüyen Yıllar ve “Sarı Kitap”
Aradan yıllar geçer. Dorian 38 yaşına gelir ama hala 20 yaşında görünmektedir. Lord Henry’nin ona verdiği “sarı kapaklı bir kitap” (genellikle J.K. Huysmans’ın Tersine romanı olduğu düşünülür), Dorian’ın ahlaki çöküş rehberi olur. Dorian her türlü sefahati, uyuşturucuyu ve ahlaksızlığı dener. Toplumda adı skandallarla anılır, arkadaşları onu terk eder ama yüzündeki masumiyet sayesinde herkesi kandırır.
Portre ise tavan arasında korkunç bir canavara dönüşmektedir; yaşlanmış, çirkinleşmiş, günahların izleriyle dolmuştur.
BÖLÜM IV: Cinayet ve Yüzleşme
Ressam Basil, Paris’e gitmeden önce Dorian’ı ziyaret eder ve hakkındaki dedikodularla yüzleşmesini ister. Dorian, Basil’i tavan arasına çıkarır ve ona kendi “eserini” gösterir. Basil, portrenin iğrenç halini görünce dehşete düşer ve Dorian’a tövbe etmesi için yalvarır. Sırrının açığa çıkmasının verdiği öfkeyle Dorian, Basil’i bıçaklayarak öldürür.
Dorian, cinayeti örtbas etmek için eski bir arkadaşı olan kimyager Alan Campbell’a şantaj yaparak cesedi yok ettirir. (Alan daha sonra intihar eder). Portre artık daha da korkunçlaşmıştır; ellerinde kan lekesi belirmiştir.
BÖLÜM V: Final ve Lanetin Sonu
Dorian artık kendi vicdan azabından kaçamaz hale gelir. Afyon inlerinde unutuluş arar ama başaramaz. Sibyl Vane’in intikamını almak isteyen denizci kardeşi James Vane peşine düşer, ancak bir kaza sonucu ölür.
Sonunda Dorian, “iyi bir davranış” sergileyerek (saf bir köylü kızını baştan çıkarmaktan vazgeçerek) portrenin düzeleceğini umar. Tavan arasına koşar. Ancak portre daha da kötüleşmiştir; yüzünde bu kez “ikiyüzlülüğün” sırıtışı vardır. Dorian anlar ki, o iyi davranışı bile “iyi görünmek” ve portreyi düzeltmek için yapmıştır, samimi değildir.
Umutsuzluk ve nefret içinde, Basil’i öldürdüğü bıçağı alır ve portreye saplar. Hizmetçiler bir çığlık duyar. Odaya girdiklerinde, duvarda Dorian Gray’in genç ve muhteşem portresini asılı bulurlar. Yerde ise, kalbine bıçak saplanmış, buruşuk, yaşlı ve iğrenç bir adamın cesedi yatmaktadır. Adamı ancak yüzüklerinden tanırlar.
